SOSYAL MEDYADA YAPILAN PAYLAŞIMLAR DELİL SAYILIR MI?
Günümüz dünyasında sosyal medya, artık sadece iletişim aracı değil; aynı zamanda bireylerin yaşam tarzlarını, düşüncelerini ve ilişkilerini yansıttığı bir alan haline geldi.
Ancak paylaşılan her fotoğraf, yorum veya mesaj bir gün mahkeme salonlarında karşımıza çıkabiliyor.
Peki, sosyal medyada yapılan paylaşımlar Türk hukuk sisteminde delil olarak kullanılabilir mi?
Hangi şartlarda geçerlidir ve hangi durumlarda reddedilir?
Bu yazıda, konuyu Yargıtay kararlarıyla birlikte detaylıca ele alıyoruz.
1. DELİL KAVRAMI VE HUKUKİ ÇERÇEVE
Türk hukukunda “serbest delil ilkesi” geçerlidir. Yani, usulüne uygun biçimde elde edilmiş her türlü belge, bilgi veya veri delil sayılabilir.
Ancak bu ilkenin sınırı nettir: Hukuka aykırı şekilde elde edilen hiçbir delil mahkemede kullanılamaz.
- HMK m.189/2: “Hukuka aykırı olarak elde edilen deliller mahkemece dikkate alınamaz.”
- CMK m.206 ve devamı: Ceza davalarında da aynı prensip geçerlidir.
Yani, ister özel hukuk ister ceza davası olsun — delilin elde ediliş biçimi, delilin içeriğinden daha önemlidir.
2. SOSYAL MEDYA PAYLAŞIMLARININ DELİL OLARAK KULLANILMA ŞARTLARI
Sosyal medya içerikleri (Facebook, Instagram, X, WhatsApp, TikTok vb.) ancak belirli koşullar altında delil sayılır.
a) İçeriğin Elde Ediliş Yöntemi Hukuka Uygun Olmalı
Eğer içerik başkasının hesabına izinsiz girilerek veya gizlice elde edildiyse, mahkeme bunu hukuka aykırı delil olarak reddeder.
Ancak paylaşım herkese açık bir profilde yer alıyorsa, yani erişim izni gerekmiyorsa, delil olarak kullanılabilir.
b) Hesap Sahibiyle Bağlantı Kurulmalı
Paylaşımı yapan kişinin gerçekten o hesap sahibi olup olmadığı ispat edilmelidir.
Sahte profiller, ele geçirilmiş hesaplar veya anonim kullanıcılar üzerinden yapılan paylaşımlar genellikle güvenilir kabul edilmez.
c) İçeriğin Gerçekliği ve Değiştirilmemiş Olması
Ekran görüntüsü veya metin manipüle edilebileceği için tek başına yeterli değildir.
Tarih, bağlantı (URL), kullanıcı adı, meta veriler gibi unsurlarla desteklenmelidir.
d) Delilin İlgililik ve Destekleyicilik Niteliği
Sosyal medya içeriği, iddia edilen olayla doğrudan bağlantılı olmalıdır.
Mahkemeler genellikle bu tür delilleri tek başına değil, tanık beyanı, bilirkişi raporu veya diğer belgelerle desteklenmişse kabul eder.
3. HANGİ DAVALARDA KULLANILABİLİR?
Boşanma Davaları:
Sadakatsizlik, hakaret veya kötü muamele iddialarında sosyal medya içerikleri sıkça delil olarak sunulur.
Ancak içerik, taraflardan biri tarafından paylaşılmış ve hukuka uygun biçimde elde edilmiş olmalıdır.
Ceza Davaları:
Hakaret, tehdit, iftira veya özel hayatın gizliliğini ihlal gibi suçlarda sosyal medya içerikleri delil olabilir.
Ancak özel konuşmaların gizlice kaydedilmesi veya rızasız paylaşılması hâlinde delil geçerliliğini yitirir.
Ticari Uyuşmazlıklar:
WhatsApp veya sosyal medya mesajlarında yapılan sözleşme, borç kabulü, ödeme vaadi gibi yazışmalar da delil niteliği taşıyabilir.
Yeter ki mesajı gönderen kişi taraflardan biri olsun ve içerik manipüle edilmemiş olsun.
4. YARGITAY KARARLARIYLA UYGULAMA
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – E. 2016/14742, K. 2017/2577 (07.03.2017):
“Sosyal medya hesaplarında yapılan paylaşımların, ancak hesabın sahibi veya aynı paylaşım ortamında bulunan kişilerce delil olarak kullanılabileceği;
sahte profiller veya izinsiz erişimle elde edilen paylaşımların hukuka aykırı delil niteliğinde olduğu” belirtilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi – E. 2015/14813, K. 2016/2351 (15.02.2016):
Sosyal medya yazışmalarının delil olarak kullanılabileceğini, ancak delilin “usulüne uygun” şekilde elde edilmiş olması gerektiğini vurgulamıştır.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi – 10.06.2020 Tarihli Karar:
Elektronik ortamda yapılan yazışmaların “belge” sayılabileceği yönünde içtihat oluşturmuştur.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi – E. 2014/27693, K. 2016/2727 (16.02.2016):
İşçi tarafından işverene gönderilen SMS’in alacak davasında delil kabul edilmesi, elektronik iletişimin hukuken geçerliliğini göstermektedir.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi – E. 2021/5277, K. 2021/6888:
Sanığın mağdura ait müstehcen görüntüyü sosyal medyada paylaşması, özel hayatın gizliliğini ihlal suçu kapsamında değerlendirilmiş ve mahkûmiyet kararı onanmıştır.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi – 2025 Kararı:
Sahte hesap açarak başkasının kimliğiyle paylaşım yapan sanığa verilen ceza onanmış, başkasının kişisel verilerini kullanarak sosyal medya hesabı açmak suç kabul edilmiştir.
5. PRATİK TAVSİYELER VE SONUÇ
Sosyal medya paylaşımları, hukuka uygun biçimde elde edilmişse delil olarak kullanılabilir.
Ancak şifre kırma, izinsiz erişim, gizli kayıt gibi yollarla elde edilen hiçbir delil geçerli değildir.
Delilin güvenilirliği için tarih, kullanıcı adı, URL ve ekran kaydı gibi veriler saklanmalıdır.
Sosyal medya delilleri tek başına yeterli değildir; tanık, rapor veya diğer belgelerle desteklenmelidir.
Hukuka aykırı delil sunmak, bazen davayı zayıflatmakla kalmaz, cezai sorumluluk da doğurabilir.
Sonuç olarak, sosyal medya paylaşımları doğru şekilde toplanır ve belgelenirse güçlü bir delil olabilir.
Ancak “nasıl elde edildiği” her şeyin önüne geçer. Bir paylaşımı mahkemeye sunmadan önce mutlaka bir avukatın hukuki değerlendirmesine başvurmak gerekir.